Home Ödeme Sistemleri Ödeme Sistemleri Kurumları Uzaktan Müşteri Ediniminden Kurumsal Dijital Kimliğe: Bankacılığın Bir Sonraki Büyük Dönüşümü

Uzaktan Müşteri Ediniminden Kurumsal Dijital Kimliğe: Bankacılığın Bir Sonraki Büyük Dönüşümü

9 min read
0
0
31

Bankacılık sektöründe son birkaç yılın en önemli dönüşümlerinden biri hiç şüphesiz uzaktan müşteri edinimi oldu. Artık bir birey, şubeye gitmeden dakikalar içerisinde banka müşterisi olabiliyor. Kimlik doğrulama, görüntülü görüşme ve dijital sözleşme süreçleri sayesinde yıllardır süren önemli bir problem büyük ölçüde çözüldü.

Ancak burada dikkat çekici bir durum var.

Bireysel müşteri ediniminde önemli mesafeler kat etmiş olmamıza rağmen, kurumsal tarafta hâlâ benzer bir dönüşümün gerçekleştiğini söylemek zor. Bir şirket yeni bir banka ile çalışmaya karar verdiğinde onlarca belge hazırlıyor, imza yetkililerini tanımlıyor, ortaklık yapısını paylaşıyor, nihai faydalanıcı bilgilerini sunuyor, uyum ve risk değerlendirme süreçlerinden geçiyor. Daha sonra başka bir banka, elektronik para kuruluşu veya finansal kurumla çalışmak istediğinde ise benzer süreçleri büyük ölçüde yeniden yaşıyor.

Bu nedenle kurumsal onboarding konusuna baktığımda aklıma hep aynı soru geliyor:

Gerçekten çözmeye çalıştığımız problem bankaların müşteri edinim süreci mi, yoksa şirketlerin kendilerini tekrar tekrar tanıtmak zorunda kalması mı?

Belki de meseleye yanlış taraftan bakıyoruz.

Çünkü bugün şirketler finansal ekosistemde faaliyet gösterebilmek için sürekli aynı bilgileri farklı kurumlarla paylaşmak zorunda kalıyor. Oysa dijital dünyada bunun tam tersine alıştık. Bir uygulamaya giriş yapmak istediğimizde her platform için yeniden hesap oluşturmuyoruz. Kimliğimizi bir kez doğruluyor, ardından bu kimliği farklı platformlarda kullanabiliyoruz.

Peki aynı yaklaşım şirketler için neden mümkün olmasın?

Bir şirketin doğrulanmış dijital kimliğinin bulunduğunu düşünün. Şirketin ortaklık yapısı, faaliyet alanı, imza yetkilileri, uyum durumu ve gerekli yasal belgeleri güvenli bir dijital kimlik katmanında tutuluyor. Yeni bir bankaya başvurmak istediğinde süreç sil baştan başlamıyor. İlgili kurum gerekli yetkiler çerçevesinde bu bilgilere erişebiliyor ve müşteri edinim sürecini çok daha hızlı tamamlayabiliyor.

İşte bu noktada kurumsal onboarding bir süreç olmaktan çıkıp bir platforma dönüşmeye başlıyor.

Daha da ilginç olanı, böyle bir yapının değeri yalnızca bankalarla sınırlı kalmıyor. Çünkü doğrulanmış ve sürekli güncel tutulan bir kurumsal dijital kimlik finans sektörünün çok daha ötesinde kullanım alanları oluşturabilir. Bir sigorta şirketi yeni bir müşteri için risk değerlendirmesi yaparken aynı bilgilerden yararlanabilir. Bir ERP sağlayıcısı sisteme yeni bir şirket tanımlarken verileri yeniden toplamak yerine güvenilir ve doğrulanmış bir kaynak kullanabilir. Muhasebe ve finans yönetim platformları müşteri doğrulama süreçlerini önemli ölçüde kısaltabilir. Tedarik zinciri çözümleri sunan şirketler, iş ortaklarının güvenilirliğini ve kurumsal yapısını çok daha hızlı değerlendirebilir. E-ticaret platformları ise satıcı doğrulama ve uyum süreçlerini daha düşük maliyetlerle ve daha yüksek doğrulukla gerçekleştirebilir.

Bu tabloya baktığımızda aslında onboarding’in bir bankacılık problemi olmaktan çok, dijital ekonominin tamamını ilgilendiren bir güven ve kimlik problemi olduğunu görüyoruz.

Yapay zekâ ise bu dönüşümü daha da hızlandırabilir.

Bugün onboarding süreçleri büyük ölçüde belge toplamak ve belge kontrol etmek üzerine kurulu. Oysa yeni nesil yapay zekâ sistemleri belgeleri yalnızca okumakla kalmıyor; yorumlayabiliyor, ilişkilendirebiliyor ve anlamlandırabiliyor. Bir şirket başvuruda bulunduğunda sistem ortaklık yapısını otomatik olarak çıkarabilir, faaliyet alanını analiz edebilir, sektör bazlı riskleri değerlendirebilir, uyum kontrolleri gerçekleştirebilir ve hatta şirketin ileride ihtiyaç duyabileceği finansal ürünleri tahmin edebilir.

Bu durumda onboarding artık yalnızca müşteri kabul süreci olmaktan çıkıyor. Kurumların şirketleri anlamasını sağlayan zeki bir karar mekanizmasına dönüşüyor.

Belki de asıl fırsat tam burada yatıyor.

Nasıl ki uzaktan müşteri edinimi bireysel bankacılığı değiştirdiyse, kurumsal dijital kimlik ve onboarding platformları da önümüzdeki yıllarda şirketlerin finansal dünyayla kurduğu ilişkiyi değiştirebilir. Gelecekte şirketler her yeni kurum için kendilerini yeniden anlatmak zorunda kalmayabilir. Bunun yerine taşınabilir, doğrulanmış ve sürekli güncellenen dijital kimliklerini kullanabilirler.

Belki de geleceğin en değerli fintech şirketlerinden biri yeni bir ödeme sistemi geliştiren veya yeni bir dijital banka kuran şirket olmayacak. Belki de şirketlerin finansal dünyadaki tüm ilişkilerini yöneten, kimliklerini doğrulayan ve güven katmanını sağlayan bir platform olacak.

Bugün buna kurumsal onboarding diyoruz.

Ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde bu kavramın yerini çok daha büyük bir fikir alabilir: Kurumsal Dijital Kimlik.

Ve bana kalırsa, fintech dünyasının bir sonraki büyük dönüşümü tam da burada başlayacak.

Load More Related Articles
Load More By Arif Ünal
Load More In Ödeme Sistemleri Kurumları

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Check Also

Agentic Commerce Nedir? Yapay Zeka Temsilcileri E-Ticaret ve Ödeme Sistemlerini Nasıl Değiştirecek?

Son birkaç yılda yapay zeka alanında yaşanan gelişmeler, iş dünyasının birçok alanında kök…